16 Şubat 2014 Pazar

CIVIK VE VICIK ŞEYLER PARTİSİ :)))))

        Aslında bu etkinliği de "oğluşla evde ne yapıyoruz?" başlığında yazmayı düşünmüştüm, ama öyle eğlendik ki bu konuyla ilgili ayrıca ilgilenmeye karar verdim. Bir çok yabancı yayını incelediğimde duyu gelişimine çok önem verdiklerini, bizimse  evlerimizin temizliği ve selameti açısından neredeyse es geçtiğimizi  fark ettim. Bunun sosyo ekonomik, kültürel v.s. alt yapılarını ve nedenlerini bu kısacık yazıda elbette incelemeyeceğiz, çünkü bu konuda bir destan yazılabilir. Sadede gelirsek öğlen çıktığımız market alışverişinde bir bayanın elinde üzerinde bitkisel vurgusu olan jöleyi fark ettim ve ampul yandı bende. Eşim ilk başta bizim oğlanın yam yamlığından onu yiyeceği ve sağlıklı bir gıda ürünü olmadığı için fikrimden pek hoşlanmadı ama yaşayacağı mutluluğu anlatarak ikna etmem zor olmadı hemen vişneli bir tane aldım. Öğlen  oğlan uyurken hazırladım. Küçük bir kaseye de ayırıp içine kuru fasulyeler attım ki daha çok duyulu olsun diye:))) Bizim gibi Akdeniz'de  yaşayanlar bugün şanslıydı bahar bile diyemeyeceğim resmen bir yaz günü vardı. Balkona teçhizatı kurdum. İlk başta kendinden beklenmeyecek kadar temkinliydi oğlum, öyle yemeye falan da kalkmadı. Demek ki dedim büyüyor, oyun öncesi bunu yenmeyeceğine dair bir uyarı yeterli oldu. Gerçi fasulyeleri tanıdığı için bir iki yeme hamlesi oldu ama onu da "çiğ" diyerek vazgeçirdik. Gerçekten çok eğlendi, öyle ki kaldıramadık başından. Oyunu balkonda oynadığımız içinde temizliği çok rahattı. oğlanı balkonda yarı soyduk, önlük giydirdiğimiz için sadece ellerini ve yüzünü yıkamak yeterli oldu. Balkonu da bol suyla yıkadığımda her şey eski düzenindeydi. İşte sonuçlar:



14 Şubat 2014 Cuma

Oğluşla biz evde ne yapıyoruz (4)

Sanıyorum bu serinin 4. paylaşımı, emin de değilim ama bu paylaşımlar umarım size de eğlenceli geliyordur. çünkü hemen hepsi hem çok ekonomik, hem çok kolay yapımlı hem de eğlenceli. Şimdi de oyun kartlarına geldi sıra. Basit şekilde hazırladığım sayı kartlarından bahsetmiştim daha önce, biraz daha nette dolaşınca ücretsiz indirme hakkının olduğu bazı görseller buldum. Tabi ki kaçırmadım, hemen renkli çıktı aldım ve hemen bir kırtasiyede pres yaptırdım. Hani şu kimlikleri falanda kapladıkları bir plastik var ya, adını şu an itibariyle unuttum ama işte ondan kaplattım. Böylece biraz daha uzun ömürlü oldu kartlarım, görsel olarak da tatmin ediciydiler doğrusu. Ben daha çok parça bütüne yönelik görseller kullandım, sizin ve çocuğunuzun ihtiyacına göre tercihler değişir elbette. Kırtasiyelerdeki oyun kartlarının kısa süreli oluşunu, çocuğunuzun bu oyuncakları kısa sürede tüketeceğini ve çeşitliliği düşünürseniz denenebilecek bir fikir. İşte fotograflarımız...


9 Şubat 2014 Pazar

OĞLUŞLA BİZ EVDE NE YAPIYORUZ (3)

Evde oğlumla oynamak, oğlum büyüdükçe daha da eğlenceli hale gelmeye  başladı ve bunu aksattığımda bir şeyler eksik kalmış gibi hissediyorum. Bir sürü farklı tarzda oyuncağımız var, ama bence en eğlenceli olanlar beraber yaptıklarımız ve evde yaptıklarımız. "oğlum bi dur, bak şimdi ne yapacağız", " çekme yırtılır" nidaları arasında onun heyecanlı bakışlarıyla tamamlananlar ve beraber ilk denemeler. Bu gün de bir kaç gün önce oğlumla yapımına beraber başladığımız, ancak malzemelerin hassaslığı ve silikon tabancasının tehlikeli oluşu nedeniyle o uyurken tamamladığım oyuncağımızı beğenilerinize sunuyorum. Biz oynarken çok eğlendik. Hatta evde teyzemizin aldığı bir oyuncakla bunu bütünleştirdik ve çifte eğlence birleşik oyun zevkini yaşadık:))) Şiddetle tavsiye ederiz. Yapımı da çok kolaydı üstelik. Çocuğunuzu bu eğlenceden mahrum bırakmayın. El göz koordinasyonu açısından da oldukça faydalı. Biz oynamaya başlamadan sırayla arabalarını denedik sığanları sığmayanları ayırdık, sonra başka toplu oyuncaklarımız vardı yine aynı şekilde sığanları sığmayanları ayırdık ki bu da 2-3 yaş çocukları için önemli bir etkinlik. En sonunda bu toplarda karar kıldık. Şimdiden kolay gelsin...




12 Ocak 2014 Pazar

OĞLUŞLA BİZ EVDE NE YAPIYORUZ? (2)

Uzun süren araştırmalarım sonunda şu an iki yaşını doldurmasına sadece günler kalan oğluma oyuncak alımını bir süreliğine durağan hale getirme kararı verdim. Sebebi ise bir sürü oyuncağı olmasına rağmen benim plastik kaplarıma, tepsilerime kafayı takmış durumda olması, yani malum sebep:))) Tahta kaşıklarla, küçük tatlı kaşıklarıyla oyalıyordum ama şimdi birde "anne kaşığı" çıktı başımıza. Büyük kaşık istiyormuş. Bu gidişle takım taklavat ne varsa mutfağı salona kuracak diye korkuyorum;))) Ben de düşündüm madem oynamıyor oyuncaklarıyla ve evde olan günlük eşyalar daha çok ilgisini çekiyor, onları oyuncağa çevireyim. Dediğim gibi internetten de araştırdım, kitaplardan da sevdiğim tecrübeli anne arkadaşlardan da bilgiler aldım. işte Varan 1:


Zaten kaderi çöp olmak olan havlu rulosunu kapıya bantla sabitledim ve altına da ses çıkarabilecek, tercihen metal bir kap-tabak koydum. Önce odasına gidip içinden geçebilecek oyuncakları seçtik. Sonra başladık denemelere.... Legolar oyuncak kesmeyince bu sefer o yine kaşıklarla denemeleri sürdürdü. Çocuğunuz bizimki gibi meraklı kediyse bu rulolar elbette uzun süre dayanmaz. Bizimkinin bu geceki süresi 15 dakika civarıydı, ama çok eğlendi. maliyeti yok. Her havlu bittiğinde evin farklı yerlerinde denemeler yapılabilir. Ayrıca ruloyu oradan çıkarınca oyun bitmiyor, bu sefer kendisi takmaya çalışıyor, beğenmiyor bir daha deniyor...Derken bir 5-10 dakika daha geçiyor. Uzun lafın kısası bu kadar kısa sürede bu kadar az maliyetle çocuğunuzu en az yarım saat oyalayabilecek bir eğlence. E daha ne olsun...

1 Ocak 2014 Çarşamba

ELMA KURDU

Eğlenceli bir etkinlik daha, biz sınıfta yaptık çok eğlendik. İster evde ister sınıfta siz de yapın siz de eğlenin.



Her parmağı farklı bir yüzle ifadelendirdik; kimi mutlu, kimi üzgün, kimi süslü. çocuklar kendi parmaklarındaki ifade ile ilgili konuştular, benzer duyguları hissettikleri olayları anlattılar. Etkinlik sonunda bir de elmalı kurtlu bir parmak oyunu oynadık...

29 Aralık 2013 Pazar

GÖLGELERİN GÜCÜ ADINA:)))

Gölgelerin gücü adına ve yaşasın gölgeler. Bu etkinliği yapalı epey oldu ama ancak paylaşabiliyorum. Gölge tiyatrosu, Hacivat, Karagöz derken biz de yapabilir miyiz? e kadar geldi iş ve işte sonuçları:
Önce malzemeler: konu ile ilgili boyamalar, keçeli kalem, aydınger kağıdı ve fener



Çok eğlendik. yaptığımız hayvanlarımızın gölgeleri kendilerini tanıttılar, başlarından geçenleri anlattılar. En önemlisi çocuklar için farklı oldu. Senede belki bir kez belki bir kaç senede bir kez gördükleri, artık neredeyse ramazandan ramazana hatırlanan ve televizyondan izlenen gölge oyunları bir anlam kazandı onlar için. Bir sonraki pazartesi de aile katılımıyla bir velimizin bize oğluyla bir sürprizi olacak yine gölge tiyatrosuyla ilgili. Anne oğul hazırlanmışlar. Umarım onu da sizinle paylaşabilirim. Şimdilik hoşcakalın, ama mutlaka deneyin...

23 Aralık 2013 Pazartesi

KIRMIZI HOROZLARIMIZ

Sizi kırmızı horozlarımızla tanıştırmak istiyorum:
Böyle tipsiz göründüklerine bakmayın, ne emekler harcandı bu horozlar için. Pazartesileri drama günümüz, horozlarımız drama çalışmamızın sonunda "cila" niyetine sanat çalışmamız. El kesme konusunda daha bir ay öncesinde bile sıkıntı çoktu, ancak bugün gördüm ki baykuşlarım epeyce yol almış. lolipop kağıtlarından ibiklerimiz, ellerden gövdemiz ve tüylü kuyruğumuz. Biz yaparken çok eğlendik siz de deneyin. Ama öncesinde siz de Ali Babanın Çiftliği şarkısını söyleyin, horoz gibi sesler çıkarın. Mutlu, sinirli, üzgün horozlar nasıl öter denemeleri yapın. Kırmızı horoz ormanda sinirli bir köpekle karşılaşırsa neler olabilir konuşun ve ortamınız uygunsa birbirinize görevler verin ve küçük canlandırmalar yapın. Şimdi biraz daha kırmızı horoz zamanı. ÜÜRÜ ÜÜÜÜÜÜ!!!!!!!!!!!!!!!