12 Mart 2014 Çarşamba

NESLİ TÜKENEN HAYVANLAR...

Dün sınıfta, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanlar ve bunların korunmasıyla ilgili konuştuk.  Hayvan resimlerini sınıfın farklı yerlerine asarak neden bunları asmayı tercih ettiğimi, bu hayvanların ne gibi bir ortak yanı olduğunu beraberce bulmaya çalışarak giriş yaptık konuya ve nesli tükenme tehlikesinde olanlardan tükenen hayvanlarla noktayı koyduk: Dinozorlar...
Zaten çocuklar için her daim bir numara olan konulardan olan dinozorlar tabi ki yine çok ilgi gördü. Hatta dinozorları gördüğünü, hala yaşadığını bile iddia edenler vardı:))))
Biz bu sevimli dinozorları yaptık, ancak konuyu da buradan beşgenlere bağladık. Hem beşgen hem dinozor daha ne olsun... Bu arada kalıpları www.onceokuloncesi.com sitesinden aldım, bilgilerinize





11 Mart 2014 Salı

İPE PİPET DİZELİM...

Bu rengarenk pipetler görür görmez beni cezbettiler ve evde yüklüce bir miktar ödeyip oğluma resmen elim titreyerek verdiğim (oğlanın elinde oyuncakların dayanma süresinin bir kaç dakikayı geçmemesi sebebiyle) boncuk dizmeli oyuncağa alternatif olabileceğini düşündüm. Başladım kesmeye ve bir de ayakkabı bağcığıyla verdim oğlanın eline. Pek bir keyifle oynadı. Tavsiye ederim. Ayrıca çocuğunuzun yaş grubuna göre pipetleri kesme büyüklüğünüz de değişebilir. Yaşı küçük çocuklarınızın el kasları ve becerileri de gelişmemiş olacağından daha küçük parçalar ipin geçmesini kolaylaştırır, ancak yaş grubu büyüdükçe gelişim olumlu yönde ilerleyeceğinden daha uzun parçaları ipten geçirmesi için hazırlayabilirsiniz.


Her şeye rağmen küçük parçaların tehlike içerebileceğini unutmayın lütfen...

10 Mart 2014 Pazartesi

KUŞLAR, HER BAHARDA GELİRLER AMA...

İşte geldi ilkbahar, her yerde bir neşe var:)) Sonbaharda sınıfta göçmen kuşlardan o kadar bahsettik, onların uzun yolculukları, çileli hayatları için o kadar üzüldük ki, bu bahar onların gelişini kutlamasak olmazdı. www.krokotak.com adresinden de ayrıntılarını bulabileceğiniz kağıt katlama kuşlarımızı yaptık. Katlama işlerinde var olan başarısızlığımı da işin içine katarsak ben bile rahatlıkla yaptım. Çocuklarım da hiç sorunsuz yönergeleri takip ettiler. İşte gökyüzünün renkli melekleri...








8 Mart 2014 Cumartesi

8 MART...

Hala 8 Martla ilgili hazırlığını tamamlamayan, pazartesiye erteleme yapan öğretmenler için...
Her sene mümkün olduğunca 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlamaya, bir kart ya da küçük bir hediye hazırlamaya bu sırada da kadınlar olarak hayatın neresinde olduğumuzu kısa kısa hatırlatmaya çalışıyorum. Bu sene Kadın cinayetlerini konu aldım ve öncelikle resmi verilerle kadına yönelik şiddeti istatistik bilgileri içeren bir veri buldum. (Bunu netten kolayca yapabilirsiniz) Daha sonra küçük boy tabut resimleri çıkarttım. Papatya falını kadın cinayetlerine uyarladım da diyebiliriz. Fotoğraflar pek net çıkmamış ama fikir verir umuyorum.

Aslında biraz korkutucu oldular, tabut, ölüm haberleri falan, ama bizim gerçeğimiz de bu aslında: korkunç! Gelelim yapımına ilk önce yine netten istediğiniz bir çiçek boyamasını çıkartıp bir yaprağı hariç her yaprağına sırayla " öldü", "yaşıyor" yazdım. Boş kalan yere de gördüğünüz tabutu yapıştırdım ve 8 Mart ve kadının simgesi olan mor renkli bir kartonla bire bir kapattım üzerini. Tabuttan uzanan bir okla da bilgileri verdim.

Kolay gelsin...


6 Mart 2014 Perşembe

HOKUS VE DE POKUS:)))))

Bugün sınıfta insanın kendine duyduğu güvenle aslında neler başarabileceğiyle ilgili çalışacaktık. İşi biraz eğlenceli hale getirmek istedim. Bunun için önce sihirle ilgili bir hikaye buldum( morpa yayınlarından), daha sonra sınıfta çocuklara sihre inanıp inanmadıklarını, sihrin gerçekten insan güç verip vermediğini sordum. Bir kısmı sihir diye bir şey olmadığını da söyledi tabi. İşi iyice yokuşa sürmek için sihre inandığımı ve hatta sihir bile yapabildiğimi söyledim. Yaptığım küçük oyun sonunda gözlerinin nasıl açıldığını, heycan ve coşkularını, bana nasıl baktıklarını görmeliydiniz. İşte malzemeler:
Yarım çorba kaşığı kadar limon suyu
Bir adet kurşun kalem ya da ucu sivri bir alet, çöp şiş gibi
Yakmak için kağıt, çakmak ve metal veya cam kap
Gelelim numaramıza: Önce bir konsept belirlemelisiniz. Bugün sınıfta bir öğrencim dedesinin bahçesinden limon ve portakal getirmişti, ben sınıfa girdiğimde masamın yanında duruyorlardı. Kimin getirdiğini öğrendim ama çocuklara sormadım ve bilmiyormuş gibi yaptım. Sınıfa girmeden de o öğrencinin adını limon suyuyla koluma yazdım. Çocuklara "Sakın bana bu limonları kimin getirdiğini söylemeyin ben sihir gücümle bulabilirim" dedim. Elimdeki kağıtların bana yardımcı olacağını söyledikten sonra kağıtları kasede yaktım ve iyice söndüklerinden emin olunca yaklaşarak sanki ne dediklerini anlamaya çalışıyormuş gibi yaptım. Kağıtların sihirli sözcükleri istediklerini söyledim ve beraberce hokus pokus dedik, sonra kağıtların kendilerinden kalan külü koluma sürmem gerektiğini çünkü cevabın kolumda saklı olduğunu söylediklerini anlattım. Veeeee işte o an külü koluma sürünce kurumuş limon suyuna kül yapıştı ve öğrencimin adı ortaya çıktı
Artık kendi adların ve bazı arkadaşlarının adlarını tanımaya başladıklarından sınıfta bir uğultu koptu. Sonra tabi konuyu bunun bir sihir olmadığına önceden hazırlanmış bir gösteri olduğuna getirerek kalan küllerle onların da el ve kollarında denemeler yaparak hikayeye ve asıl konumuza bağladık. Evde çocuğunuzun da bu heyecanı yaşamasına izin verin bence, eminim çok eğlenecektir. Bir arkadaşım çocuğuna "kağıtlarla bu hayatta en çok kimi sevdiğimi göstereceğim" konulu gösteri yapacak mesela... Çok eğlenceli, ben gözümden yaşlar gelene kadar güldüm mesela, çocuklar da çok eğlendiler.
Kullandığım fotoğraflar farklı sitelerden alıntıdır.

5 Mart 2014 Çarşamba

İPTEN PÜFTEN OYUNLAR 2

İple başka nasıl oyunlar kurarım diye düşündüm, düşündüm... İçimdeki zihni siniri uyandırmaya çalıştım ve güneşli bir hafta sonu balkonda bu oyunu kurdum.

Uzun zamandır vazgeçemediğimiz çadırımızı odadan balkona taşıdık, orası evimiz oldu.İş zamanı geldi evden arabamıza atladık ve mavi yolumuzda ilerledik... Yolun yapımı da eğlenceli ve başlı başına bir oyundu aslında. Uzunluğu yeterliliği,  düz mü zig zag mı olacağı gibi konularla da sohbet ettik. Böyle bakınca hem öğrendik, hem inşa ettik, hem oynadık. Kız çocuklarının da arabalarla oynayabileceğini unutmadan oyunu kızlara uyarlayabiliriz. Biz bayanların otomobil kullanmada yaşadığımız sıkıntıların bir kısmı çocukluk döneminde geç kazandığımız becerilerimiz olabilir. Kızlar da evden kuaföre, markete ya da kendi işlerine gidebilir. Kızlarla da oyun gidilen yerde örneğin kuaförde devam edebilir, oyunun yol kısmı bir geçiş olarak kullanılabilir. Kız anneleri sizi düşünmüyorum sanmayın ama elimizdeki malzeme karşı cins ne yapalım:)))

1 Mart 2014 Cumartesi

KIŞI ÖZLEYENLERE...

Kışın son günleri, hatta bugün itibariyle ilkbahara bile girdik takvimsel olarak, ancak benim gibi kış severlerce önemi asla yitirmeyen kardan adamlarımıza bir bakın. Bütün bir kış ardam adam figürleri, çalışmaları aradım durdum. Hiç birisine de içim sinmedi nedense. Bu rulo kardan adamlara ise ısını verdim ve bu perşembe günü sınıfta denedik. Benimle beraber zümre arkadaşım da sınıfta uyguladı. Onun örnek kardan adamıyla başlayacağım:

Oluklu kartonları yuvarlayarak yaptı ve çok sevimli oldu. Aslında çocuklarımızın odasına da süsleme olarak kullanabiliriz. Örneğin bunun gibi 3 kardan adamı lamba ya da avizeden sarkıtabiliriz, arasına da bir kaç tane simli eva süngerinden kar tanesi çalıştık mı süper bir oda süs yapmış oluruz. Aa iyi fikir oldu bu ya, oğlanın odasına bir tane yapayım hemen. Burada altına biz oyun hamuru kutularının kapağını koyduk, farklı bir şey de denenebilir. Gelelim sınıfta yaptıklarımıza... Sanıyorum onlar artık kardan adam değil, ya da kardan adamın yaşlanmış, ecizilip büzülmüş hali, ya da sirkte çalışan kardan adamlar, çünkü çok komikler. Komik dedim diye beğenmedim de sanmayın benim kuzucuklarım yaptı, eğlenceli ve güzel oldular:

Görüldüğü üzere biz altına da yuvarlama bir parça koyalım dedik, ama bizimkiler hacimsiz olunca pek hoş olmadı. Gözlerdeki acılı ifadeye ve burunlardaki Karadeniz esintisine dikkat:)))))